$ DOLAR → Alış: 3,52 / Satış: 3,53
€ EURO → Alış: 4,13 / Satış: 4,15

Kimsenin umurunda olmayan memleket : Nusaybin!

Ufuk ASMAN
Ufuk ASMAN
  • 16.06.2016
  • 5.308 kez okundu

Evet, Nusaybin’den bahsediyorum.

Ne yetkililerin, ne de yerli yöneticilerin sahip çıkmadığı daha doğrusu çıkmak istemediği o bahtsız kent Nusaybin, Nusaybinimiz …

İlçede aylar öncesinden artan olayları yatıştırmak yerine kaçmayı tercih eden sözde Nusaybin sahiplerine bu sözlerim, evet! İşlerine geldiği zaman “Nusaybin bizim” diyenlere …

Tarih 14 Mart!

Valilik tarafından ilan edilen sokağa çıkma yasağından sonra, Nusaybin’de bilim kurgu filmlerini aratmayacak görüntüler oluştu. Hani virüs hızla yayılır ve insanlar ivedilikle tahliye edilir ya, tam da öyleydi işte!

İnsanlar kaçışmaya başladı, birbirlerini ezercesine! Kimi aracıyla, kimi akrabasıyla, kimileri de ilçe dolmuşlarıyla kaçarken, aracı olmayan insanlar ise cadde başında apar topar yanlarına aldıkları eşyalarıyla birlikte, birilerinin onlara el uzatmasını bekledi.

Ama nafile, kaçan insanlar ne sağına bakıyordu ne de soluna, ki yerleri de yoktu o da ayrı bir konu, çünkü araçlarda insanlardan ziyade eşyalar vardı.

Birçok kişi son defa arkasına baktı ilçeden çıkarken, çünkü uzun soluklu bir özlem olacaktı. Biliyorlardı …

Tek amaç, sokağa çıkma yasağı saatine takılmadan memleketten istemeden de olsa çıkmaktı. Peki nereye? …

Kiminin yazlığı vardı Akdeniz taraflarında, kiminin ikinci bir evi başka bir memlekette! Ya olmayanlar? Onlar için adres neresiydi?

Son çare, “en yakınımız” dedikleri akrabalar!

Evet, kimini akrabaları kabullendi. Kiminiyse kapı dışarı etti veyahut kapıyı açmadı. Peki akrabaya sığınanlar, kaç gün, kaç hafta sonra sığındıkları insanların ekşi yüzünü görecekti.

Evet, şuan tam da o zaman dilimindeyiz. “En yakınım” dediklerimizin bile “kapı dışarı” etmek istediklerinden olduk. Bazıları haklı, çünkü kıt kanaat geçinenler var. Bir de birden fazla boğaz eklenince olmuyor.

Bu insanlar sığındıkları yere destek çıkmıyor mu? Derseniz, evet cebindeki son kuruşa kadar o eve destek sağlıyor. Peki meteliğe kurşun atma zamanları gelmedi mi? Herkesin bir kenarda biriktirdiği var mı? Yok, varsa ne kadar yeter? Bir ay belki bir buçuk! Sonra? …

Bankalar acır mı!? Tabi ki hayır! Fırsat bu fırsat, olur mu öyle hiç …

Kaçtığımız memleketlerde bile ev veya gıdalara fahiş fiyatlar uygulanırken, bankalar da bu fırsattan ziyadesiyle yaralanıyor. “Abi şimdi yok gelecek aya söz öderim” laflarını da kabul etmiyorlar haliyle ve üzerine faiz ekliyorlar.

Şimdi tasını tarağını toplayıp kaçan bu insanlar kendilerini mi doyursunlar? Fahiş fiyatlarla mı uğraşsınlar yoksa çektikleri krediyi ödeme derdine mi düşsünler. Kira yardımı denen olay da her memlekette yok, kimine veriliyor kimine verilmiyor. Keyfi muamele diyebiliriz.

Evet, memleket belki uzun yıllar geriledi peki insanların psikolojisi? Çoluğuna çocuğuna hasret kalan binlerce halk memlekete döndüğü vakit evini göremeyecek belki, yıkılan molozların arasında oturup emeklerinin yok oluşlarına ağlayacaklar!

Yazık değil mi?
Evet hemde çok!
Ama bu durum ne tefecinin umurunda
Ne yerel yöneticilerin
Ne de yetkililerin …

Olan kime oldu biliyor musunuz?
Aylarca memleketine hasret kalan gariban halka, evet memleketini terk etmek zorunda kalan bu insanlar, yabancı pencere önünden memleketten gelecek umutlu bir haberi çok bekledi.

Bilin istedim …

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Ahmet Azad diyor ki:

    Haberi yazan arkadaşımıza elbette katiliyoruz. Ancak daha önemlisi olan bizler bundan bir ders çikartabilecekmiyiz endişesi var. Çünkü güzelim memleketimizi bizim gözlerimiz önünde yıkıma iten, insanlarımızın göçün sebep olan kişilere karşı çaresiz kalmış olmanın sıkıntısı bir başka etken elbette. Ve bana dokunmaya yılan bin yaşasın mantığınin yaygın olmasi, yöre halkının imandan uzaklastiğinin bariz göstergesi

  2. Ahmet Azad diyor ki:

    Suçlu kim diye aramamiza gerek yok elbette. Birinci sorumlu pkk, ikinci sorumlu mazlum,savunmasız ve dilsiz halk , üçüncüsü devletin kolluk kuvvetleri.çünkü bu olaylara zemin hazırlanırken devlet seyirci kaldı ve acizliğini apaçık sergiledi.. Doğru söyleyen 7 köyden kovarlar mantığıyla kimseler doğru konuşmaktan çekiniyor, kimileri korkudan zulme maruz kalmaktan dolayı konuşamıyor ve sessizliği tercih ediyor..Allahtan Temenni mız odurki bir an önce memleketimiz sükunet ve huzura kavuşmasıdır. Hepimize Allah sağlık ve sabırlar ihsan etsin inşaallah Saygılarımla

YORUM YAZ